Ceza ve İnfaz Hukuku

Ceza hukuku

Ceza hukuku, bir kişinin özgürlüğünü doğrudan ilgilendiren dosyalarda ilk adımı belirler. Asalet Hukuk Bürosu’nda bu alan, soruşturma evrakının okunmasından duruşma savunmasına kadar tek avukatın elinde yürür; çünkü ceza hukuku dosyası parçalara bölündüğünde bütün görünmez.

İstanbul Bahçelievler’deki büroda, 15 yıl Cumhuriyet savcılığının ardından yalnızca ceza ve infaz işlerine bakılıyor. Savcılıkta iddianamenin nasıl kurulduğunu, delilin nerede “yeterli şüphe” sayıldığını ve tutuklama talebinin hangi cümlelerle yazıldığını görmüş olmak, savunma tarafında farklı bir okuma sağlar. Müvekkile “her şey yoluna girer” denmez. Dosyanın güçlü yanı kadar açık yanı da masaya konur.

Soruşturma evresi neden belirleyicidir

Birçok kişi avukatı duruşma günü arar. Oysa dosyanın kaderi çoğu zaman daha önce, gözaltı ve ifade sırasında çizilir. Kolluk ifadesi, “ben bir şey demedim” diye geçiştirilecek bir evrak değildir. Tutanaktaki her cümle, ileride iddianamede ve duruşmada okunur. Susma hakkı vardır; bu hakkın kullanılması da, sınırlı ve kontrollü anlatım da birer savunma tercihidir. Tercih, dosyanın somut hâline göre yapılır.

Arama, elkoyma, iletişimin tespiti, gizli soruşturmacı, fizikî takip gibi tedbirler hukuka aykırı uygulanmışsa, bunun sonuçları Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki delil yasakları üzerinden tartışılır. “Delil var” demek yetmez. Delilin nasıl elde edildiği, hangi hâkim kararının dayanak alındığı ve kararın kapsamının aşılıp aşılmadığı ayrı ayrı bakılır.

Ağır ceza ve asliye ceza ayrımı

Ceza hukuku tek bir mahkeme türü değildir. Suçun kanundaki cezası ve niteliği, dosyanın ağır ceza mahkemesinde mi yoksa asliye ceza mahkemesinde mi görüleceğini belirler. Büro, özellikle ağır ceza avukatı olarak anılan dosya grubunda yoğunlaşır: kasten öldürme, uyuşturucu madde suçlarının nitelikli halleri, cinsel suçlar, dolandırıcılık suçunun nitelikli şekilleri, yağma suçu ve örgütlü suçlar.

Bu dosyalarda olayın “ne olduğu” kadar, kanunun olaya hangi maddeyi giydirdiği de tartışılır. Kast, olası kast, bilinçli taksir; haksız tahrik; meşru savunma; iştirak; teşebbüs. Bunlar ders kitabı başlıkları gibi durur. Uygulamada ise tutanak cümlesinin bir kelimesi, maddenin değişmesine yeter. Savunma, maddeyi ezberlemek değil, olayın o maddeye oturup oturmadığını göstermekle yapılır.

Mağdur ve katılan tarafı

Ceza hukuku yalnızca sanık müdafiliği değildir. Suçtan zarar görenin davaya katılması, delil talebi, tazminat ve koruma tedbirleri de bu alanın parçasıdır. Katılan vekilliğinde amaç, dosyayı şişirmek değil, gerçekten ispatı güçlendiren talepleri zamanında ileri sürmektir. Beyan delilinin tek başına durduğu dosyalarda, tanık sıralaması ve çelişki tespiti ayrı bir iştir.

Hükümden sonra süreç bitmez

Mahkeme karar verdiğinde dosya kapanmış sayılmaz. İstinaf ve temyiz, kararın gerekçesine bakılarak değerlendirilir. Hüküm kesinleştikten sonra ise iş infaz hukukuna geçer. Koşullu salıverilme, denetimli serbestlik, infaz hâkimliğine şikâyet: bunlar ayrı bir hukuk dilidir. Büronun ceza çalışmasını infazla birlikte tutmasının nedeni budur. Aynı avukatın, hükmü veren mahkemedeki savunmayı da infaz evrakını da bilmesi, parçalanmış vekâletten daha tutarlı bir takip sağlar.

İstanbul’da ceza dosyası, birden fazla adliyeye, ihtisas savcılığına ve nöbetçi mahkemeye dağılır. Bahçelievler’deki büro, Anadolu ve Avrupa yakasındaki duruşmalara bakarken dosyayı “hangi adliye” diye parçalamaz. Evrak aynı eldedir; duruşma notu, bir sonraki celsede başka birine anlatılmaz. Müvekkil, telefonla “durum nedir” diye sorduğunda, dosyayı okumamış bir ara kişiden değil, dosyayı bilen avukattan cevap alır. Cevap, bazen “delil zayıf” değil “delil duruyor” olur; bu da söylenir.

Asalet Hukuk Bürosu’nda görüşmeler randevu ile yapılır. Gözaltı ve tutuklama gibi acil hâllerde doğrudan ulaşılır. Dosya başka avukata devredilmez. Bu kural, müvekkilin her seferinde hikâyeyi baştan anlatmak zorunda kalmaması içindir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ceza hukuku dosyasında avukat ne zaman tutulmalı?

İdeal olan, gözaltı veya ifade çağrısı ile birlikte müdafiin dosyaya girmesidir. İlk tutanak sonraki evreleri etkiler. Duruşma günü aramak, çoğu zaman geç kalınmış bir adımdır.

Her ceza dosyasına bakıyor musunuz?

Hayır. Büro, ceza hukuku ve infaz hukuku ile sınırlı çalışır. Ağır ceza niteliğindeki dosyalar önceliklidir. İş, aile veya icra dosyası alınmaz.

Dosyam başka bir avukata devredilir mi?

Devredilmez. Dosya baştan sona aynı avukat tarafından takip edilir. Bilgilendirme de aynı kişiden gelir.

Savcılık geçmişi savunmada ne işe yarar?

İddianamenin ve tutuklama talebinin hangi gerekçeyle yazıldığını içeriden bilmek, savunmanın hangi noktaya yoğunlaşacağını daha net seçtirir. Bu, sonuç vaadi değildir; dosyayı okuma biçimidir.

Görüşme nasıl yapılır?

Büro Bahçelievler’dedir. Görüşmeler randevu iledir. Gözaltı ve tutuklama hâllerinde telefon veya WhatsApp üzerinden doğrudan ulaşılabilir.

Hemen Ara WhatsApp