Ceza Hukuku

Kasten öldürme

Kasten öldürme, Türk Ceza Kanunu’nun en ağır suç tiplerinden biridir ve dosya neredeyse her zaman ağır ceza mahkemesine gider. Asalet Hukuk Bürosu’nda bu tür işler, olayın “cinayet” diye anılmasından önce unsurlarına ayrılır: öldürme kastı var mı, netice kimin fiilinden doğdu, haksız tahrik veya meşru savunma tartışılacak bir zemin var mı.

Savcılık döneminde kasten öldürme iddianameleri, otopsi raporu, olay yeri krokisi ve tanık beyanı üçlüsü üzerine kurulurdu. Savunma tarafında da aynı üçlü okunur. Aile, çoğu zaman olayı tek bir cümleyle anlatır. Dosya ise onlarca sayfadır. Cümle ile dosya arasındaki fark, maddenin 81’den 82’ye, 82’den 87’ye veya taksirli ölüme kayabileceği yerdir.

Kast, olası kast ve nitelikli hâller

Kasten öldürme, neticenin istenmesini gerektirir. Olası kastta ise netice göze alınır. Bu ayrım, duruşmada “niyet psikolojisi” gibi konuşulmaz; silahın türü, isabet yeri, darbe sayısı, olayın gelişimi, kaçma-kovalama, sözler ve tanık anlatımı üzerinden kurulur. Nitelikli hâller (TCK m.82) ayrı bir katmandır: tasarlama, canavarca his, üstsoy-altsoy, çocuk, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişi, yangın-su baskını gibi genel tehlike, kan gütme, töre... İddianamede nitelikli hâl yazılmış olması, onun otomatik kabulü demek değildir. Her nitelikli hâlin kendi ispatı vardır.

Tasarlama iddiası, uygulamada en çok şişirilen başlıklardandır. Önceki bir tartışma, “tasarladı” diye yazılmaya yetmez. Belirli bir zaman aralığında plan, hazırlık ve soğukkanlı icra aranır. Bu ayrım, hem hapis cezasının alt sınırını hem infaz rejimini etkiler. Bu yüzden kasten öldürme dosyası, daha soruşturma evresinde ağır ceza avukatı bakışı ister.

Haksız tahrik ve meşru savunma

Haksız tahrik, suçu yok etmez; cezayı indirir. Meşru savunma ise hukuka uygunluk nedenidir. İkisi birbirine karıştırılır. “O beni tahrik etti” ile “hayatımı savundum” aynı savunma değildir. Meşru savunmada saldırının halihazırda olması, orantı ve savunma zorunluluğu konuşulur. Orantı, millimetrik bir tartı değildir; fakat bıçakla gelen saldırıya karşı ateşli silahın her kullanılışı da otomatik meşru savunma sayılmaz. Olay yeri, mesafe, tanık, kamera ve yaralanma yönü burada devreye girer.

Haksız tahrikte ise haksız fiilin ağırlığı ve failin o andaki ruh hâli değerlendirilir. Aile içi, komşu, alacak-verecek, trafik tartışması: her somut olay kendi ölçüsünü taşır. Savunma, tahriki abartarak değil, tutanaklardaki sıra ile kurarak yapılır.

Otopsi, silah ve olay yeri

Adli tıp raporu, kasten öldürme dosyasının omurgasıdır. Giriş-çıkış delikleri, atış mesafesi, kan lekesi dağılımı, savunma yaraları. Rapordaki bir cümle, “yakın mesafe” veya “uzağa atış” ayrımını değiştirir. Silahın kime ait olduğu, atış artığı, parmak izi, ruhsat, bulundurma: bunlar ayrı soruşturma başlıklarıdır. Olay yeri inceleme tutanağı ile tanık anlatımı çelişiyorsa, çelişki duruşmada “yanlış hatırlama” diye geçiştirilmemeli, krokide gösterilmelidir.

İştirak iddiası da bu dosyalarda sık görülür. Kim vurdu, kim bekledi, kim arabayı sürdü? Azmettirme, yardım, müşterek fail. Örgütlü suçlar iddiası eklenmişse, dosya birden bire iletişim tespiti yığınına dönüşür. Örgüt unsuru yoksa, sırf birden fazla kişinin olay yerinde bulunması örgüt yapmaz.

Tutukluluk ve infaz

Kasten öldürme, katalog suçlardandır. Tutuklama talebi neredeyse standart gelir. Katalog, somut olgu ihtiyacını kaldırmaz. Gözaltı ve ifade tutanakları, tutukluluğa itirazın da zeminidir. Hükümden sonra ise infaz hukuku devreye girer; suçun türü infaz oranını ve koşullu salıverilme rejimini etkiler.

Aile, duruşmada “katil” diye bakılmasından çekinir. Mahkeme, etiketi değil unsuru sorar. Yine de salonun havası ağırdır. Müdafiin işi, salonu yumuşatmak değil, tanığa doğru soruyu sormak ve raporun cümlesini okutmaktır. Keşif talebi, bazı olay yerlerinde işe yarar; bazılarında olay yeri çoktan değişmiştir. Keşif, gösteriş için istenmez. İstenecekse, krokideki çelişki gösterilerek istenir.

Büro, Bahçelievler’dedir. Bu dosyalarda ilk saatler değerlidir. Randevu kuralı, gözaltı hâlinde esner; hat açıktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kasten öldürme ile kasten yaralama sonucu ölüm farkı nedir?

Fark, neticeyi isteme veya göze alma ile sınırlı kalmayan, yaralama kastıyla hareket edilip ölümün öngörülüp öngörülmediğine dair değerlendirmededir. Otopsi, darbe sayısı ve olayın akışı bu ayrımı besler.

Meşru savunma her silahlı olayda geçerli midir?

Değildir. Saldırının varlığı, halihazırda oluşu ve orantı somut olayda tartışılır. Silahın varlığı tek başına meşru savunma kurmaz.

Tasarlama iddiası nasıl çürütülür?

Tasarlama, plan ve soğukkanlı icra ister. Ani gelişen tartışma ve kısa zaman dilimi, tasarlama iddiasını zayıflatır. Delil, zaman çizelgesi ve tanık sırasıyla okunur.

Yakınım tutuklandı, ne yapmalıyız?

Müdafiin dosyaya hemen girmesi, ifade ve tutukluluğa itiraz için gereklidir. Telefon veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.

Bu dosyalar ağır cezada mı görülür?

Kural olarak evet. Bu nedenle ağır ceza avukatı bakışı ve aynı avukatın infaz evresini de bilmesi önemlidir.

Hemen Ara WhatsApp